David Leonhardt
2 yaşındaki bir çocukla tatildeyseniz hiç sakin bir anınız olmaz ve ayrıca her zaman öğrenilecek komedi dersleri de vardır.
Mesela, biz tailimizin ilk gününde hayvanat bahçesine gitmeye karar verdik. Tanrı da aynı gün çiçeklerini sulamaya karar vermiş. Tamam, çok fazla yağmadı. Demek istediğim, paslı ve eski bir şemsiyeyle başka bir sonuçsuz çabanın utancına zar zor değdi.
Ama bu sadece bir sisten fazlasıydı. Yavaş yavaş, beni sindirmeye başladı. Spor ayakkabılarım ben yürüdükçe “Şapır, şapır, şapır” sesleri çıkarmaya başladı. Karım bana “ıslakpopo” adını taktı. Gitgide küflenmeye başladım.
Öte yandan, Küçük Hanım, “Cennetin 7. katı”ndaydı sanki. Sonunda markalı, yeni şemsiyesini kullanma fırsatını yakalamıştı. Şemsiyesi, “titiz” babasının evde oynamasına izin vermediği, en yeni ve en sevdiği oyuncağıydı. Ama bugün, yağmurlu sisli, sisli yağmurlu veya büyük insanlar adını ne koydularsa böyle bir günde, tüm gün onunla oynadı.
Tatil macerası ders 1: Umut ışığını bul ve mümkünse yeni bir şemsiye al.
Gerçek bir macera tatili : Dağ Tırmanışı
Birkaç gün sonra, bir dağ parkında gözlem yapmaya karar verdik. Patika boyunca, kendimizi “Yuppi, ışık hızına ulaştık” diye bağıran saatte 15 km hızla giden hızlı bisikletçilerden kaçmaya çalışırken bulduk.
Kaybolduğumuzu anlayınca, yolu sormak için bir delikanlıya yaklaştık. “Gideceğiniz yer buradan yarım saat arkada ya da isterseniz merdivenleri deneyebilirsiniz” dedi.
Hamile karımın ve Küçük Hanım’ın merdivenlerle başedebileceği konusunda şüphelerim vardı ama ikisi de denemek istedi. (Cennetin 7. Katı, bir şemsiye olabilir, ama küçük bir çocuğun ilk 6 cenneti, anlaşılan görünen bir şeye tırmanmayı içeriyor, ve bir dağ bunun için uygun, umarım.)
İlk uçuşun tepesinde, bir sonraki merdiven setinin daha da yüksek olduğunu görüyoruz. Arkamızdaki bir hanım “Zaman geçirebilmek için, onları sayın. 205 basamak var.” diyor. Bunun cesaretlendirici olması mı gerekiyordu?
İnanılmaz bir şekilde, Küçük Hanım 108 basamağı tırmanıyor ve hamile karım Küçük Hanım’ın uygun temposuna ayak uydurmayı başarıyor. Kalan 25 basamakta birini taşımak zorunda kaldım, (Hayır, karım değil!) bebek arabası ve piknik sepetini atınca hepimiz nefes alabildik.
Tatil macerası ders 2: Bişey denediğinde bunu başarabilmen inanılmaz, ve bazı insanların deneyilbildikleri şeyler daha da inanılmaz.
Küçük bir çocuğun okyanusunda aile eğlencesi:
Tatilimiz, Küçük Hanım’ın yüzmesi için ilk şanstı. Kolluklarını taktık ve çok yakınında durduk. İlk 3 dakika idare etti. Ama daha sonra “kimsesiz” yüzmek istedi. (En sevdiği kelime)
Yeni bir yüzücü için en büyük tahlikenin boğulmak olduğunu biliyorsunuzdur. Ya da kafasını havuzun kenarına çarpması olduğunu. Ya da yüzmeden önce çok fazla kızarmış patates yenmesi sonucu kramp girebileceğini, ve kolestrol içinde boğulabileceğini (onun gibi bir şey).
Fakat, büyük bir ağız, daha da tehlikeli. Küçük Hanım, ben hatırlattığımda ağzını kapatıyordu. Ama sadece 3.2 dakika sonra ağzı açılıyor, “Bana bakın!” ve “Yaptım” diye bağırıyor, ve suyun boğaza kaçmasıyla başka bir boğuk ses duyuluyor.
Tatil macerası ders 3: Bazen hayattan zevk almak ve bunu dışarıya haykırmak her şeye değiyor, başkaları ağzını kapamanı söyleseler bile…
Gelecek sefer, tatile gideceğiniz yanınıza bir de küçük çocuk alın. Size üç şey için söz verebilirim:
1. 24 Aralık’ta Noel Baba’nın dinlendiğinden daha az dinleneceksiniz.
2. Her zaman eğlenceli bir macera yaşayacaksınız.
3. İstediğinizden çok daha fazlasını öğreneceksiniz.
